gözlerinden,ruhundan ama ille de yüreğinden özür dilerim.yüreğini kanattığın ve ağlattığın her gün,yüreğimin gözlerine mil çekilecek.
Yüreğine Çok Şey Borçlu Olduğumu Unutma!Ve Ağlatma Yüreğini!....Ağlarsan,Yüreğim de Sana Eşlik Edecek...
Hayatından Bir gunun Daha eksildigine sevinen kişi ya mahkum ya asker yada benim gibi asker yolu bekleyendir!!!
her gunum sensizliğin hesabını soruyor bana
her gun ölüyorum belki bin defa
bir ruzgarla yıkılıcak
bir uçurum çiçeğiyim uçurumun en kenarında
bir gorunur bir kaybolurum
sensiz inan hiç hiç yaşamıyorum
azrail her an baş ucumda
sensiz gozlerimi yumamıyorum...
pişmanlıgım kalbimde gonlum suskun
çırpnır durur bu bedende ruhum hapsolmuş
sen yoksun ölüm bile hiç olmuş...
27/1/2008 - SeVgiLiye...
Yine bir ikindi yagmuru yagan ve sana olan hasretimi alip götüren..Yine sokaklar bombos sevdigim.. ne sen varsin ne de ben...aramakla bulunurmu kaderim...sen simdi uzak bir sehirde bensiz ..ben ise yanlizligin girdaplarindayim caresiz... Sana öyle hasretim bu aksam, ellerini tutmak istiyor ellerim .....
Gözlerine bakmak istiyor gözlerim alabildigince...kaybolmak..bogulmak istiyorum askin sellerinde...bir tek seni istiyorum sevdigim yanibasimda..basimi omzuna yaslayip doyasiya aglamayi..sana olan sevgimi haykirmayi ama yoksun be sevdigim..yine senleyken sensizligi yasiyorum bu gurbet ellerinde.... Gel ...gel de islak saclarimi düzelt..sensiz yürüyorum bu ikindi yagmurunun altinda...kimsenin agladigimi görmesini istemiyorum ...bir gökyüzü agliyor benimle sessiz sessiz usulca...dökülüyor yüregimin derinliklerine zaten yüregim bir deniz misali yoklugunda ......
Bilmiyorum nerdeyim ..nerelerdeyim bu sensiz aksamlarda ... Bir sen varsin aklimda bir de tükenmeyen askin..... Sarkimiz caliyor simdi..Bi kez daha yüregim ürperiyor...özlemim artiyor..bitmeyen beni bitiren benligimden benlik alan özlemin...Bu gün günes yine sensiz dogacak ama beni isitmayacak.. Sokaklar yine insanlarla dolacak ama sensiz beni ,beni cagirmayacak...bana bakan gözlerin simdi cok uzaklarda..kaderimle bas basa birakiverme beni..hasretin var icimde nasil mutlu olayim...al bu hasreti benden perisan olmayayim....Beni sevdigini haykirki daglar yol versin ...beni sevdigini haykirki yollar tükensin...beni sevdigini haykirki gurbetin yüregine hancer saplansin..saplansinda benim acimi anlasin..anlasinki bu hasreti bitirsin...yüzümü güldürsün ...simdi uzaklardan bakan ben oldum ..ben oldum be sevdigim ..!!!!!
BeNim Sevdam ...Bilinmeyen ..
Bugün biraz garibim... Düsünmeye mahkum, azatliga esir oldugum her dem böyleyim... Günesin batip, ayin dogdugu diyarlara gitmek istiyorum... Sana sesleniyorum ey DüNYA...! Kalbimin karanliklarinda yer tutan, kendini gögüs kafesimde unutan GURBET...! Hayatin uslanmaz ruhu, gene sürükledi beni belirsiz yerlere... Kirik dökük yüregim ile, mechul yarinlara dogru ilerliyorum ...
Ey koca DüNYA, ey sonsuz GURBET..! Su oturdugum Bank'ta nice pembe hayellerim olmustu... su gördügün derin sularda kac atesi söndürmüs ve nice ihaneti atmis... Kac kez Türkü tadinda ASK kokulu hasretten konusmus, kac kez yalnizligi kara sulara gömmüstüm... Kimbilir kac kisinin Göz yaslari sakli bu sularda... Bir onlar anlar halimden ey GURBET... Sen alip giderken benligimi, seni de gömdüm bu kara suya ... Sahidi olacaktin dolu dizgin yasantimin... Ama sebebi oldun sokaklar dolusu yalnizligimin… Acilara tutulan bu yürek, isyanini haykiriyor simdi sana... Sen umursama, ben dinlerim icimdeki mahser gürültüsünü, dalmis iken tek noktaya...
Sahidi olacaktin dolu dizgin yasantimin... Ama sebebi oldun sokaklar dolusu yalnizligimin… Acilara tutulan bu yürek, isyanini haykiriyor simdi sana... Sen umursama, ben dinlerim icimdeki mahser gürültüsünü, dalmis iken tek noktaya... Kimbilir kac sevdayi harcadin, kac umudu pasina buladin ve kac gelecegi kanattin... Kim bilir kac yüregi parca parca akittin avuclarinda... Kim bilir bu kacinci beddua üzerine yagan... Nasil bir seysin Sen... Hala kopamiyorum senden, vazgecemiyorum... Silip atamiyorum hayatimdan seni... Her seyimi almana, yüregimi söküp cignemene ragmen, gene de bir umut ile yürüyorum yolumda... Kalbimin üzerine yagmur yagiyor benligimde firtinalar kopuyor... üsüyorum...!!! üsüyorum varligin ile... YOK...!!! üsüyemem... ölemem... kacamam senden... üzerine gelecegim... kurtulamazsin elimden... "Yasamak" gibi üzerine gelecegim... Ben nasil yasamayi göze almissam senin koynunda, sen de yasayacaksin benligimde... Ölemiyorum bile... Hem ölüm nedir ki GURBET acisinin yanin'da.... Ben sana inat yasamayi göze almisim. YA$AMAYI ...!!!!!
Ey ilk aşk.! Sana sesleniyorum. İyi dinle, Bu sözlerim birer kurşun Kalbine zamanında sıkamadığım, Bu sözlerim birer tokat Yüzüne zamanında atamadığım.
Ey ilk aşk.! İlk aldanışım, ilk hatam! Sana sesleniyorum. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum. Bu defa susmuyorum, Haykırıyorum ki duyulsun Aşkın nankörlüğü.! Duysun tüm kainat, Senin ölümcül bir hastalığın İlk virüsü olduğunu. Nereden bilir insanlık.? Pembeler içinde sevgi diye Kederli bir kalbin kalacağını... Nereden bilirdi minik bebek.? Sevginin de sahte olabileceğini... Aşkın sıcaklığının Bir gün kalbini yakıp, Onu küllere terk edeceğini...
Ey ilk aşk.! Söyle bakalım, Önceleri tadı güzel gelecek bu zehrin. Sahteliğini geç fark edeceksiniz, Sımsıcak gülüşlerin. Verilen sözler tutulmayacak, Unutulmaya mahkum olacaksınız Ve horlanacaksınız zamanla.! İtiraz etmeyin asla... Daha siz ilk kelimeyi söyleyemeden Virüs konuşacak sizin yerinize birden. “Seni seviyorum” sözleri dökülecek, Kalbinizde kişi acılar içinde inlerken. Mantığınızı kaybedecek, Beyninizin kalbinizin kölesi olacak... Kalbinizi terk etmeyi isteyeceksiniz. “ Aşk kalbi olmadan yaşamayı göze almaktır” diyeceksiniz. Ama sızlanışınız yersiz. Bu virüs çaresiz. Sevgi denilen iki yüzlü acemi Sizi de harcadığında Kalacak olan yanınızda, Anlatacağınız hazin aşk hikayeniz.
Ey ilk aşk! Peki sana soruyorum şimdi. Gücün ne kadar, Ne kadar nefrete, Ne kadar kine sahipsin.? Zehrin ne kadar etkili.? İki yüzlü aşk perisi..!
Ey ilk aşk.! Sana sesleniyorum. Geliyorum seni yenmeye, Hastalığımın zirvesinde, Ölümün pençesinde, Zehrimin en tatlı olduğu bu zamanda Sana geliyorum aç kollarını!
Ey ilk aşk.! Sen artık... Uzaklarda bir yerlerde Ve artık... Benim koca bir şiir kitabım var, Senin zehrinden fazlaca, söz eden Sevdaya inanacak olan, Zavallı yüreklere..!
umutları yarına erteleyip sana çiziyorum yollarımı... tutup tutup matkaplara vuruyorum bağrımı; döküm döküm etlerim...bak! geceye sarıyorum yaralarımı, ağlayarak... yıldızlar bilir ençok bir de düşlerim bir de taş yatak... oysa sen kırktabir gelirsin kırktabir uzanırsın yanıma,nazlanarak...
ve yağmurlar ve hüzünler ve seni taşlarına dizdiğim yollar ve hasret! ... ebabil kuşlarının dönüşü gibi durup durup kıvrılırım sana...
göçün sancılarını yazıyorum şiirlerime oku ve anlat! ...
umutları yarına erteleyip sana çiziyorum yollarımı... tutup tutup derinliğine vuruyorum kendimi karanlığın... yılanlar kayıyor dağlardan ovalarıma ben burgaçlarında solungaç! .. korkuyorum sevdiceğim,elimde değil! .. dağlara kaçıyorum yeniden seni de yanıma alarak...
ve emeğim ve ekmeğim ve bebekliğim,masumluğum ve gençliğim ve beş para etmez geçmişim, ömrüm ve de yalnızlığımı yaşayan köyüm ağlıyor arkamdan el sallayarak...
sen doruklardasın ya sen çağrısındasın ya sevdanın işte yollardayım işte yokuşlardayım,yalınayak... işte turnalarda işte ebabil kuşlarıyla bulutlarda işte yanındayım ve ellerim koynumda,aç bak! .. sımsıcak...
umutları yarına erteleyip sana çiziyorum yollarımı... usulcacık ama usulcacık sevdiceğim hayaline dalıyorum... ısınıyor taş yatak..
gece yorgan kollarım yastık desem ki sırtım kan revan desem ki sırtım delik deşik desem ki yılanlar çöreklenmiş bağrıma desem ki korkuyorum,yalnızım... desem ki ellerini istiyorum desem ki leylim vaktini bekliyorum gel artık! ..
Avuçlarim Kaniyor, Kalbim Yaniyor Avuçlarimla tutugum sevgiyi, Kokladim hiç incitmeden, Uzun uzun sevda agaçlarini, Benzetiyorum artik bir mezar tasina.
Ölüme sözüm yok ama, Artik avuçlarim kaniyor, Öyle bir duyguki bu, Öyle bir kalpki bu, Öyle bir askki bu, Simdi sensiz avuçlarim kaniyor.
Ellerimin içinde sen vardin, Beni birakip gittin, Simdi avuçlarim kaniyor sensiz kalbim yaniyor.
Artik birseyi anlamiyorum, Sadece askima yaniyorum. Öyle bir duyguki bu, Öyle bir kalpki bu, Öyle bir askki bu, Simdi sensiz dünyam karariyor.
Sana bir gül vermistim hatirliyormusun, Sadece bir yapragini sakliyorsun simdi, Söyle beni hiç aniyormusun, Baskasini seviyorsun simdi, Onun sonuda benim gibi olacak, Bunu çok iyi biliyorum.
Seni bir gül gibi incitmeden kokladim Öyle bir duyguki bu, Öyle bir kalpki bu, Öyle bir askki bu, Seni bir türlü unutamiyorum.
Elimle seni siki tutmusken, Beni birakip gitmek istedin, Iste o gün dikenlerin elime batarak, Kaydin gitin elimden,
Simdi sayende avuçlarim kaniyor, Sayende askindan kalbim yaniyor, Öyle bir duyguki bu, Öyle bir kalpki bu, Öyle bir askki bu, Sensizligi yasiyor.
Duygularin en büyügünü tasiyordum senin için, Kalbim yalniz senin çarpiyordu, Tek bir askim vardi oda sendin, Simdi neden birakip gittin onu söyle, Neden beni birakip gittin.
Söyle ha neden hiçmi acimadin bana, Hiçmi acimadin zavalli duygularima, Hiçmi acimadin kirik kalbime, Hiçmi acimadin sensiz askima.
Avuçlarimda tuttugum sevgiyide böylece kaybettim, Kalbimde sakladigim askimda böylece kayboldu, Ölüme artik hiçbir sözüm yok, Ölmek bence en güzel duygu olsa gerek, Ama simdi iyi bilki, Sensiz AVUÇLARIM KANIYOR, KALBIM YANIYOR
Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler...
Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim... Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omzuna, ağlasaydım doya doya... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum…
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim… Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar... Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok… Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz… Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla... Yüreğim kan revan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak... Gel... Yüreğim ol, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem-gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde sen gel ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi... Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi...
Boğazimda düğümsün, Gözümde iki damla yaş, Sesimde bir haykırış, Çığlık,çığlığa, Rabbime yakarışımsın, Sensiz ve sessiz akşamlarımda, Yokluğundaki varlığınmı, Bana yaşama gücü veren, Yoksa senle dolu olan yüreğimmi, Sesim titriyor, Üşüyor ellerim,bedenim, Özleminse bir kor, Gecenin ayazı vuruyor, Yüzüme,tenime,üşüyorum, Gecenin ayazı değil bu üşümeye sebep, Yokluğun...
Yeter ki sen üzülme
kendine dert etme
Seni bir ömür beklerim
sen aşkımdan vazgeçme
----------------
Bir kalemde kırılır da hayat
Bin satırda yazılamaz yalnızlığın sancısı..
Bir dudaktan çıkar da ses
Bin yürekten çıkmaz hasret çığlığı..
Bir bakışta kalır da ilk an
Bin bakışta bulunmaz heyecanı..
Bir elde tutulur da sevgi
Bin kolla sarılmaz aşk yarası...
Bir nefeste verilir de can
Bin nefeste unutulmaz can yarısı...
---------------
İLLEDE GÖRMEK İÇİNMİ YAŞANIR GÜZEL GÜNLER, UĞRUNDA BEKLEMEKTE GÜZEL ASKERİM-------------------SEN ORALARDA BEN BURALARDA,
DINMEK BILMEYEN ACIM BAGRIMDA.
SENSIZ GECEN GUN KAPKARA BANA.
GEL NE OLUR...
YOLUMU GOREMEM YINE KOSARIM,
UZAKTA BIR YERDE SENI DUYARIM.
ELBET BITECEK SENSIZ YARIMIM
GEL NE OLUR...
BOYLESINI HIC TATMADIM KI BEN,
BILEMEM NE KADAR SENSIZ TASIRIM
GUN BE GUN BUYUYOR ICIMDE ASKIN!
GEL NE OLUR...
HASRETI DE TATTIM SONUNDA,
KORKMAM HIC,SEN VARSIN UCUNDA.
GOZLERIM HEP SENSIZ YOLLARDA..
GEL NE OLUR...
SOLUKSUZ GECIYOR YINE BAHARIM,
NEFESIN OLMADAN NASIL YASARIM.
BUZ GIBI ELLERIM ELLERIN YOKKEN.
GEL NE OLUR...
SABAHLARIM HIC OLSUN ISTEMEM.
RUYALARIMA SEN GELDIYSEN EGER...
ORADAN DA SANA HAYKIRIRIM!!!
GEL NE OLUR!
GEL NE OLUR!
GEL NE OLUR!!!